Page 31 - 7.turkiye_cevre_durum_raporu-20251219134410
P. 31
eğitim verilmiştir. 2017’de %13 olan geri kazanım oranı 2022 yılında ise %30,13’e, 2023 yılında
34,92’ye yükselmiştir. Toplanan atıklar geri dönüştürerek 185 milyar TL ülkemiz ekonomisine ka-
3
zandırılmış, 2,6 milyar kWh enerji tasarrufu, 819 milyon m su tasarrufu, 104 milyon m depolama
3
alanından tasarruf sağlanmış, 5,9 milyon ton sera gazı salımı önlenmiş, 498 milyon ağaç kurtarıl-
mış, 127 milyon varil petrolden tasarruf edilmiştir.
24.12.2020 tarihli ve 7261 sayılı Kanun ile ulusal ölçekte depozito yönetim sistemi kurulmasına,
işletilmesine, izlenmesine ve denetimine yönelik faaliyetlerde bulunmak üzere Türkiye Çevre
Ajansı (TÜÇA) kurulmuş ve faaliyetlerine başlamıştır. Bu kapsamda; Depozito Yönetim Sistemi
kapsamında sistemin uçtan uca güvenli ve şeffaf bir şekilde izleyip yönetileceği online “Depozito
Bilgi Yönetim Sistemi (DBYS)” kurulup işletilmeye başlanmıştır. Sistem kapsamındaki ambalajlar,
özel mürekkepli Depozito Yönetim Sistemi İşareti (DYS logosu ve ürün barkodu) ile işaretlenerek
izlenebilir ve tanımlanabilir olarak üretilip kayıt altına alınmaya başlanmıştır.
Kimyasalların Yönetimi ile ilgili olarak; Stockholm Sözleşmesi’nin ulusal düzeyde etkin uygulan-
ması ve Kalıcı Organik Kirleticilere ilişkin AB Tüzüğü’nün ülkemizce uyumlaştırılması ve uygulan-
ması amacıyla 14 Kasım 2018 tarih ve 30595 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Kalıcı Organik
Kirleticilere İlişkin Yönetmelik” 2021 yılında tadil edilerek Yönetmelik kapsamında yasaklanan
zararlı kimyasal madde sayısı 16’ya kısıtlanan madde sayısı ise 21’e yükselmiştir.
23.06.2017 tarihli ve 30105 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Kimyasalların Kay-
dı, Değerlendirilmesi, İzni ve Kısıtlanması Hakkında Yönetmelik” çerçevesinde; Piyasaya arz edi-
len zararlı maddelerin ve karışımların insan sağlığı ve çevrenin olumsuz etkilerinden korunması
amacıyla hazırlanan, 79068 Güvenlik Bilgi Formaları (GBF) ÇŞİDB Sistemine yüklenerek kayıt al-
tına alınmaktadır.
11/12/2013 tarihli ve 28848 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Maddelerin ve Karı-
şımların Sınıflandırılması, Etiketlenmesi ve Ambalajlanması Hakkında Yönetmeliği”nin (SEA Yö-
netmeliği) 43 üncü Maddesi’nin birinci fıkrasına göre ÇŞİDB veri tabanı şeklinde bir sınıflandırma
ve etiketleme envanteri oluşturmakla ve sürekliliğini sağlamakla görevlendirilmiştir. Bu kapsam-
da oluşturulan Kimyasallar Veri Sistemi (KİMVES), SEA Yönetmeliği’nin önemli çıktılarından birini
oluşturmaktadır.
DOĞA KORUMA VE BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK başlığı altında, korunan alanlar ve Türkiye’nin biyolojik
çeşitliliği dışında erozyonla ve çölleşme ile mücadele hususlarına da yer verilmektedir.
Türkiye’nin Biyolojik Çeşitliliği’nin, tarım, orman, dağ, step, sulak alan, kıyı ve deniz ekosistemle-
rine ve bu ekosistemlerin farklı formlarına ve farklı kombinasyonlarına sahip olmasından ve bu
ekosistem ve habitat çeşitliliğinin beraberinde önemli bir tür çeşitliliğini getirmesinden kaynaklı
zengin olduğu söylenebilir. Avrupa kıtasının tümünde bitki türlerinin sayısı 12.500 kadar olma-
sına karşı, bugün Türkiye’de tespit edilen bitki türü sayısı hemen hemen bu sayıya ulaşmaktadır.
Bunun 3.000 civarındaki kısmı sadece Türkiye’ye özgü endemik türlerdir. Avrupa faunasını ve
hayvan varlığını oluşturan türlerin sayısı 60.000’e yaklaşırken, ülkemizde 80.000’e yaklaşmak-
tadır.
Türkiye’de 150 civarında memeli, 480 civarında kuş, 130 civarında sürüngen, 300 civarında balık
türü bulunmaktadır. Bunlardan 15 memeli 46 kuş, 18 sürüngen, 5 kurbağa türü yok olma tehlikesi
altındadır. Ülkemizin toplam sulak alanı, 1 milyon hektar alanı aşmaktadır. Yaklaşık 250 üzerinde
sulak alan mevcuttur. Veri eksikliğine rağmen tanımlanan canlı türleri içinde en büyük rakamı
omurgasızlar grubu oluşturmaktadır. Omurgasız hayvan türü sayısı yaklaşık 19.000’dir ve bunlar-
dan yaklaşık 4.000 tür/alttür endemiktir. Bugüne kadar belirlenen toplam omurgalı hayvan türü
sayısı 1.500’e yakındır. Omurgalılardan, 70’i balık türü olmak üzere 100’ün üzerinde tür endemik-
30

