Page 296 - 7.turkiye_cevre_durum_raporu-20251219134410
P. 296

Türkiye, çölleşme/arazi tahribatı ve kuraklığın etkileriyle mücadele etmek üzere 15 Ekim 1994 ta-
                  rihinde BMÇMS’yi imzalamıştır. Türkiye’nin sözleşmeye taraf olması, 11 Şubat 1998 tarihli ve 4340
                  sayılı kanunla kabul edilmiş ve 16 Mayıs 1998 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe
                  girmiştir.

                  Türkiye’deki  çölleşme/arazi  tahribatı  konusunda  en önemli  çalışmalardan biri  olan Çölleşme
                  Hassasiyet Haritası’na göre, Türkiye’nin %22,5’i yüksek çölleşme hassasiyetine sahipken, %50,9’u
                  ise orta düzeyde çölleşme hassasiyetindedir.

                  Türkiye Çölleşme Modeli’nde belirlenen ulusal ölçekteki çölleşme kriter ve göstergelerine göre,
                  iklim, su, toprak, arazi örtüsü ve arazi kullanımı, topoğrafya ve jeomorfoloji, sosyo-ekonomi ve
                  yönetim Türkiye’deki çölleşme/arazi tahribatındaki başlıca etmenler olarak öne çıkarken, Konya
                  Kapalı Havzası, Sakarya ve Kızılırmak Havzalarının orta ve güney bölümleri, Fırat-Dicle Havzasının
                  önemli bir kısmı, Trakya Bölgesinin Karadeniz kıyısı dışında kalan bölümü ve Aras Havzası’nın Iğ-
                  dır-Aralık bölümünde çölleşme hassasiyetinin yüksek derecede olduğu tespit edilmiştir.



                  E.5.1. Çölleşme ve Erozyonla Mücadele


                   Harita 19   Türkiye Su Erozyonu Haritası  (TOB, 2024)



































                  Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel
                  Müdürlüğü (ÇEMGM) Çalışmaları

                  Türkiye coğrafi konumu, iklimi, topoğrafyası ve toprak şartları nedeniyle çölleşme/arazi tahriba-
                  tına, erozyona ve kuraklığa karşı son derecede hassastır. Bunun yanı sıra, iklim değişikliği ve insan
                  etkinlikleri ile birlikte çölleşme/arazi tahribatı, erozyon ve kuraklığın etkileri giderek artmaktadır.
                  Yanlış arazi kullanımları sonucu tarım, orman ve mera alanlarındaki erozyon; tarım, mera arazi-
                  lerindeki tahribat, verimlilik azalması veya kaybı; orman, sulak alan, bozkır gibi doğal ekosistem-



                                                                                                           295
   291   292   293   294   295   296   297   298   299   300   301