Page 265 - 7.turkiye_cevre_durum_raporu-20251219134410
P. 265
havzasını içeren 7 drenaj havzası vardır ve yeraltı sularının da 94 milyar km olduğu tahmin edil-
3
mektedir. Yıllık ortalama yağış seviyesi yaklaşık 640 mm’dir ve bu miktarın yaklaşık üçte biri su
rezervlerine ulaşarak sulak alanların varlığını sürdürmesine katkıda bulunmaktadır. Ancak, kişi
başına düşen yıllık su miktarına göre, Türkiye su azlığı yaşayan bir ülke konumundadır. Kişi başına
3
düşen yıllık kullanılabilir su miktarı 1.500 m civarındadır.
Türkiye’nin iç su potansiyeli: 33 adet nehir (177.714 km), 200 adet doğal göl (906.118 hektar), 159
adet baraj gölü (342.377 hektar) ve 750 adet (15.500 hektar) göletten oluşmaktadır. Türkiye’de
uzunluğu 500 km’den daha fazla olan dokuz nehir vardır: Kızılırmak, Fırat, Sakarya, Murat, Aras,
Seyhan, Dicle, Yeşilırmak ve Ceyhan.
Özellikle göller iç su ekosistemlerinde ayrı bir öneme sahiptir. Çünkü birçok gölümüzün etrafı
dağlarla çevrili olup bulundukları çevrenin etkisi altında kaldıklarından suları az çok birbirinden
farklı özellikler gösterirler. Kapalı havza göllerinin suları tatlı, tuzlu ya da sodalıdır. Çoğu birbirin-
den izole olan bu göllerin sucul fauna elemanları da gen akışının engellenmesi sonucu farklılaş-
mıştır. Birçok gölde kendine özgü nadir balık türleri yaşamaktadır. Doğal göllerin en büyüğü Doğu
Anadolu Bölgesi’ndeki, 374.000 hektar alanı olan ve yüksek tuzluluğa sahip Van Gölüdür. Orta
Anadolu Platosunda bazı tuzlu sığ göller bulunur, bunların en büyüğü Tuz Gölüdür (128.000 hek-
tar). Tuz Gölü yazın hemen hemen tamamen kurur ve gölün üstü 30 cm kalınlığında tuz tabakası
ile kaplanır. Göl çevresinde sadece tuza dayanıklı bitki örtüsü gelişmektedir.
Akarsular da doğal habitatları birbirinden ayıran hassas ekosistemlerdir. Akarsuların oluşturduk-
ları vadiler, mağaralar, adacıklar ve taşkın ovaları çoğu zaman su canlıların yayılması için bir yol
bazen de sığınmak için bir araçtır. Anadolu’daki bazı nehirler fiziksel izolasyonun etkisi ile sucul
faunanın zenginleşmesine sebep olmuştur.
Göller, bataklıklar, deltalar, sazlıklar ve çamur düzlükleri başta kuşlar olmak üzere yaban yaşa-
mı için oldukça önemlidir. Türkiye’deki kuş türlerinin yarıdan fazlası göçmendir. Sulak alanlar su
kuşları için önemli dinlenme ve kışlama ortamı oluşturmaktadır. Ege Denizine dökülen nehirlerin
oluşturduğu Meriç, Gediz, Büyük Menderes ve Küçük Menderes Deltaları ile Akdeniz’e dökülen
nehirlerin oluşturduğu Göksu, Seyhan ve Ceyhan Deltaları özellikle kışın Anadolu’daki göllerin
donması sonucu çok sayıda ve türde su kuşuna uygun habitatlar oluşturmaktadırlar. Karadeniz’e
dökülen Kızılırmak nehrinin oluşturduğu delta ise özellikle Karadeniz’i doğrudan geçen göçmen
kuşlar için büyük önem taşımaktadır.
E.1.8. Türkiye Denizel Biyolojik Çeşitliliği
Türkiye iki yarımadadan (Anadolu ve Trakya) oluşan bir ülkedir ve Türk Boğazlar Sistemi (İstan-
bul ve Çanakkale Boğazı, Marmara Denizi) dâhil kıyı uzunluğu adalar hariç yaklaşık 8.592 km’dir.
2.083 km’lik kıyı şeridi koruma altındadır (%24). Türkiye’yi çevreleyen denizlerin farklı özelliklere
sahip olması içinde bulundurduğu biyoçeşitliliğin de farklılaşmasını sağlamıştır. Kıyı şeridinde
yaklaşık, 3 bin bitki ve hayvan türü yaşamaktadır. Türkiye denizlerinde toplam 472 tür balık ya-
şamaktadır. Lesepsiyen türler ile bu sayı her yıl değişiklik gösterebilmektedir. Toplam deniz ko-
ruma alanlarımız ise 1.495.513 ha’dır.
264

