Page 259 - 7.turkiye_cevre_durum_raporu-20251219134410
P. 259

60 türü ülkemizde bulunmaktadır. Türkiye aynı zamanda Amygdalus spp., Cucumis Melo, C. Sati-
               vus, Cucurbita Moshata, C. Pepo, Malus spp., Pistachio spp., Prunus spp., Pyrus spp. ve Vitis Vinifera
               türlerinin mikro gen merkezidir (Tan, 1998). Türkiye aynı zamanda başta Lale ve Kardelen olmak
               üzere birçok süs bitkisinin de anavatanıdır.

               Tarım bitkilerinin öneminin bilinciyle ülkemizde, bu cinslerin her birinden birçok tür ve varyete
               tohum üretim ve dağıtım programı çerçevesinde yetiştirilmektedir. Tarla bitkileri Buğday, Arpa,
               Mısır, Nohut, Mercimek, Kuru Fasulye, Ayçiçeği, Patates, Soya Fasulyesi, Yerfıstığı, Susam, Tütün,
               Pamuk Ve Şeker Pancarını; Hayvan Yemleri İse Süpürge Darısı, Çavdarotu, Düz Katırtırnağı ve Ça-
               yırotunu içerir. Bu programın kapsamına 200’den fazla bitki türü girmektedir. Ayrıca çiftçilerin
               kendi kaynaklarından yetiştirdikleri binlerce yerel varyete, ekotipler ve geçiş formları da bulun-
               maktadır.

               Türkiye’de son otuz yıl içinde yerel ve ithal soyların kullanımıyla geliştirilen ve kaydedilen top-
               lam tahıl çeşidi sayısı 256’dır ve bunun 95’i buğday, 91’i mısır, 22’si arpa, 19’u pirinç, 16’sı süpürge
               darısı, 11’i yulaf ve 2’si de çavdar çeşididir. Ulusal Tohum Programı sürekli olarak yeni varyeteler
               yetiştirmekte ve böylece tarımı yapılan tür sayısı giderek artarken, Küçük Kızıl Buğday (Triticum
               monococcum), Çift taneli Buğday (Triticum Dicoccum), Acı Burçak ve Acı Bakla gibi tarla bitkileri
               günümüzde eskisi kadar kullanılmamaktadır. Bu yüzden, bu türler kaybolmaya başlamışlardır.


               Bahçe bitkileri ise, üretilmekte olan yaklaşık 50 cinsi ve yetiştirilip dağıtımı yapılmakta olan 100
               kadar varyeteyi içerir. Bunların arasında Domates, Biber, Patlıcan, Marul, Lahana, Turp, Soğan, Ka-
               bak, Salatalık, Kavun, Karpuz, Fasulye, Helvacı Kabağı, Bezelye, Ispanak, Havuç, Bakla, Pırasa, Roka,
               Semizotu, Rezene, Karnabahar, Maydanoz, Fasulye ve Kornişon Salatalığını sayabiliriz. Yerel var-
               yeteler ve diğer kaynaklardan elde edilen çeşitler de göz önünde bulundurulduğunda, ülkede
               yetiştirilen toplam varyete sayısının 200’ü bulduğu tahmin edilmektedir.

               Varyete zenginliği  meyve  üretiminde de  göze çarpmaktadır. Sayılarının  138 civarında olduğu
               tahmin edilen meyve türlerinin, 80’i Türkiye’de yetiştirilmektedir. Türkiye’deki meyve ve kabuk-
               lu yemiş varyeteleri arasında Elma, Armut, Ayva, Kiraz, Vişne, Kayısı, Şeftali, İncir, Nar, Dut, Badem,
               Fındık, Ceviz Ve Antep Fıstığı sayılabilir. Türkiye tarımında bağcılık da önemli bir yer tutar. Yaba-
               ni Asma Türünü (Vitis Silvestris) de barındıran Anadolu, Üzüm Asmasının (Vitis Vinifera) da gen
               merkezidir.

               Türkiye, orman  gen  kaynakları  bakımından  da oldukça zengindir. Ülkesel ve  küresel boyutta
               önemli yerli orman ağaçları içinden:  5 çam, 4 göknar, 20 meşe, 8 ardıç türleriyle birlikte, To-
               ros Sediri, Doğu Ladini ve Doğu Kayını’nın değerli gen kaynakları bulunmaktadır. Önemli orman
               ağaçları şunlardır: Çam Türleri (Pinus Brutia, P. Nigra, P. Sylvestris, P. Halepensis, ve P. Pinea) Göknar
               Türleri (Abies Nordmanniana subsp. Nordmanniana, A. Nordmanniana subsp. Bornmulleriana, A.
               Nordmanniana subsp. Equitrojani, A. Cilicica subsp. Cilicica,  A. Cilicica subsp. İsaurica), Toros Sediri
               (Cedrus Libani), Kayın (Fagus Orientalis), Ladin (Picea Orientalis), Ihlamur (Tilia spp.), Kızılağaç
               (Alnus spp. 2 tür toplam 6 takson), Ardıç (Juniperus spp. 8 tür), Meşe (Quercus yaklaşık 20 tür).

               Türkiye çok eski zamanlardan beri bitki ve hayvan yetiştirilen bir tarım ülkesidir. Kuzey Mezopo-
               tamya olarak da anılan Güneydoğu Anadolu bölgesi, insanoğlunun yerleşik tarıma ilk kez başla-
               dığı kültür merkezlerinden olduğu kabul edilir. Bu nedenle, gelip geçen uygarlıkların elde ettikleri


          258
   254   255   256   257   258   259   260   261   262   263   264