Page 252 - 7.turkiye_cevre_durum_raporu-20251219134410
P. 252
sp.), ördek mercimeği (Wolffia sp.), su mercimeği ve Ceratophyllum sp., Myriophyllum sp., Pota-
mogeton sp. gibi su altı bitkilerine rastlanır.
Bugüne kadar yapılan çalışmalar sonucunda, tatlısu ekosistemlerinde 26 familyaya bağlı 236 tür/
türaltı balık taksonu belirlenmiştir. Sulak alanlarımızda en yaygın bulunan türler; alabalık, turna,
sazan, karabalık, kefal, kızılkanat, sudak, tatlısu levreği’dir. Kuş göç yolları üzerinde bulunması se-
bebiyle, Türkiye pek çok kuş türü için anahtar ülke konumundadır. Ülkemizde yaklaşık 482 kuş
türü olduğu bilinmektedir. Leylek, flamingo, kaşıkçı, uzunbacak, kılıçgaga, turna ile balıkçıllar ve
ördekler Türkiye’nin sulak alanlarında yaygın olarak görülmekte olan kuş türleridir.
E.1.1.6. Kıyı ve Deniz Ekosistemleri
Karadeniz, Marmara, Ege ve Doğu Akdeniz olmak üzere, Türkiye’yi çevreleyen denizlerin birbi-
rinden farklı özelliklere sahip olması, barındırdığı biyolojik kaynakların da farklılaşmasını sağla-
mıştır. Türkiye denizleri içinde en yüksek tuzluluk ve sıcaklık oranına sahip olan Akdeniz biyolojik
çeşitliliği en zengin olduğu bölgedir. Süveyş kanalının açılmasından sonra Kızıldeniz’den göç yo-
luyla Akdeniz’e gelen Hint-Pasifik bölgesine ait birçok tür de bu bölgeye yerleşmişlerdir. Göç so-
nucu bu bölgeye yerleşmiş 26 tür saptanmıştır. Akdeniz’in Türkiye sularında 388, Ege Denizi’nde
389, Marmara Denizi’nde 249, Karadeniz’de de 151 tür balık bulunmaktadır.
Karadeniz, dünyanın en geniş ve okyanuslardan en fazla izole olmuş kapalı denizidir. Karade-
niz’de 151 balık, 1.619 mantar, alg ve yüksek su bitkileri, 1983 omurgasız türü bulunmaktadır. Ka-
radeniz’de Mersin balığı gibi hem biyolojik çeşitlilik açısından hem de ekonomik değer açısından
önemli balık türleri ve 3 adet deniz memeli türü yaşamaktadır. Kapladığı alanlar azalsa da 34
balığın yumurtlama alanı olan 6 adet deniz çayırı türü bulunmaktadır (Zostera marina, Z. Noltii,
Potamogeton pectinatus, Ruppia maritima, R. Spiralis ve Zannichellia major).
İstanbul ve Çanakkale Boğazları ile Marmara Denizi’nden oluşan Türk Boğazlar Sistemi Doğu Ak-
deniz’in Ege Havzası ile Karadeniz arasındaki su taşınımını sağlayan bir iç deniz sistemi konu-
mundadır ve palamut, torik, lüfer vb balık türleri için biyolojik koridor görevini görür. Marmara
Denizi’nin yüzeyinin İstanbul Boğazı yoluyla gelen Karadeniz sularının etkisi altında olduğu gö-
rülmüştür. Marmara Denizi’nin daha derin bölgeleri ise Ege-Akdeniz sularını içerir ve 400’den
fazla bentik organizma türünü barındırır. Marmara Denizi bir çok pelajik balık türünün yumurtla-
ma yeridir. Bir mercan türü olan Gerardia savaglia 30 m derinlikte hala yaşamını sürdürmektedir.
Kıyı ekosistemleri, deniz ve kara ekosistemlerinin kesiştikleri önemli ani geçiş bölgeleri (ekon-
ton) olmaları nedeniyle oldukça özel ekosistemlerdir. Ülke yüz ölçümünü oluşturan karasal kay-
nakların %4,1’lik bölümünü kıyı ekosistemleri oluşturmaktadırlar. Ülkemizin kıyı bölgelerinde
dağların denize iniş biçiminin ve kıyı topografyasının birbirinden farklı olması, bölgelere göre
farklılaşan, kumul, mağara, delta, lagün, dalyan, kalkerli teraslar gibi çeşitli kıyı ekosistemlerini
ortaya çıkarmıştır.
Tüm bu kıyılar arasında özellikle Doğu Akdeniz bölgesindeki kıyı alanları çok yüksek flora ve fa-
una çeşitliliğine sahip zengin ekosistemlerdir. Türkiye kıyıları boyunca çok farklı jeolojik yapılara
sahip olan ve birçok balık türünü ve diğer deniz canlılarını barındıran binlerce deniz mağarası
bulunmaktadır. Bu mağaraların bazıları Akdeniz fokunun barınma ve üreme alanı olarak tanım-
lanmıştır. Kıyılarımızda yaklaşık 3.000 adet tür bulunmaktadır. Akdeniz foku, deniz kaplumbağa-
sı, deniz çayırları, deniz kuşları kıyı biyoçeşitliliğinin en önemli türlerindendir.
251

