Page 241 - 7.turkiye_cevre_durum_raporu-20251219134410
P. 241
mevcut HBCD stoklarının çevreyle uyumlu yönetiminin sağlanması, HBCD yerine kullanılabilecek
alternatif kimyasalların değerlendirilmesi, alternatiflerin üretim aşamasında kullanılması ve
alternatifler ile hazırlanan ürünlerin verimi konusunda ilgili paydaşlar için kapasite oluşturulması
amaçlanmaktadır. Hâlihazırda, Ülkemizce yapılan yasal düzenlemeler ile yıllık 240 ton
miktarındaki HBCD ithalatı ve kullanımının önüne geçilmiştir.
Bunun yanında, Bazı Zararlı Kimyasalların ve Pestisitlerin Uluslararası Ticaretinde Ön Bildirim-
li Kabul Usulüne Dair Rotterdam Sözleşmesi’nin ulusal düzeyde etkin biçimde uygulanması ve
AB’nin ilgili mevzuatının uyumlaştırılması ve uygulanmasına yönelik olarak “Bazı Zararlı Kimya-
salların İhracatı ve İthalatı Hakkında Yönetmelik” 28 Ocak 2023 tarih ve 32087 sayılı Resmi Gaze-
te’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Bununla birlikte, Ülkemizce 24 Eylül 2014 tarihinde imzalanan ve cıva kaynaklı çevre kirliliğinin
küresel ölçekte önlenebilmesine ilişkin çabalara katkı sağlanması amacıyla Birleşmiş Milletler
Çevre Programı (UNEP) liderliğinde hazırlanan “Cıvaya İlişkin Minamata Sözleşmesi”ne 4 Ekim
2022 tarihi itibari ile Ülkemiz resmen taraf olmuştur.
Minamata Sözleşmesi’nin ülkemizde uygulanabilmesi için bir alt yapı çalışmasını içeren ve GEF ta-
rafından desteklenen “Cıvaya İlişkin Ön Değerlendirme Projesi” 2017-2019 yılları arasında gerçek-
leştirilmiş olup bu kapsamda Minamata Sözleşmesi’ne taraf olunmasına ilişkin sürecin tamamlan-
ması ve cıvaya ilişkin ülkedeki mevcut durumun belirlenmesi çalışmaları gerçekleştirilmiştir.
Minamata Sözleşmesi’nin ulusal düzeyde etkin biçimde uygulanması ve AB’nin ilgili mevzuatının
uyumlaştırılması ve uygulanmasına yönelik olarak hazırlanan “Civa Hakkında Yönetmelik” tasla-
ğının 2025 yılında yürürlüğe girmesi öngörülmektedir.
Avrupa Birliği’nin 1907/2006/EC sayılı REACH Tüzüğünde 2017 yılından bu yana yapılan değişik-
liklerin ve güncellemelerin Kimyasalların Kaydı, Değerlendirilmesi, İzni ve Kısıtlanması Hakkında
Yönetmeliğine aktarılması ve AB’nin 1272/2008/EC sayılı CLP Tüzüğü ile 440/2008/EC sayılı Test
Yöntemleri Tüzüğünü uyumlaştıran yürürlükteki diğer iki yönetmeliğin de revizyon çalışmaları
devam etmektedir.
Kimyasallar Yönetimine ilişkin yapılan çalışmaların temelini, öncelikle kimyasalların zararlı özel-
liklerinin tespit edilmesi (sınıflandırılması) ve zararlılık iletişiminin bu bilgilerin yer aldığı etiket
ve güvenlik bilgi formları vasıtasıyla etkin bir şekilde sağlanması oluşturmaktadır. Bu sayede her
aşamada kimyasala maruz kalan kişilerin ve çevrenin korunması sağlanmaktadır.
Ancak zamanla, insan sağlığı ve çevrenin, kimyasalların olası zararından azami düzeyde koruna-
bilmesi ve meydana gelebilecek olumsuz sonuçların önceden engellenebilmesi amacıyla yapılan
çalışmaların küresel düzeyde farklılıklar sergilediği gözlenmiştir. Bu durum her alanda olduğu
gibi ticaretin giderek küreselleşmesi ve kimyasalların küresel pazarda günden güne artan payı ile
birlikte; ticari dolaşımda yer alan kimyasalların tabi oldukları çeşitli sistemlerden dolayı güvenli
kullanım konusunda farklılıklar yaratmıştır.
Bu sebeple, hem kimyasalların zararlı özellikleri ve güvenli kullanım kuralları hakkındaki iletişi-
min dünya çapında uyumlaştırılmasıyla kimyasallara maruz kalan herkesin aynı şekilde koru-
nabilmesi; hem de gümrüklerde veya piyasada kontrole tabi gerekliliklerin belli bir standarda
oturtularak ticari engellerin asgari düzeye indirgenebilmesi amacıyla uluslararası kuruluşlar ça-
lışmalar başlatmışlardır.
240

