Page 175 - 7.turkiye_cevre_durum_raporu-20251219134410
P. 175

İzleme programları ile denizlerimizde karasal kaynaklı kirleticilerden farkı düzeylerde etkilenen
               kıyısal bölge su kalitesi değişiminin belirlenmesi ve insan kaynaklı kirliliğin deniz ekosistemi üze-
               rinde yarattığı risklerin değerlendirilmesi öngörülmektedir.

               Karadeniz ve Marmara’da 1970’li yıllardan sonra artan karasal kaynaklı kirleticilerin neden olduğu
               ötrofikasyon, bu denizlerde geri dönüşü mümkün olmayan yeni ekolojik özellikler oluşturmuş-
               tur. Benzer ötrofik koşullar özellikle Adriatik, Ege ve Baltık denizlerinde 1970’li yıllarda gözlen-
               meye başlanmıştır. Bu çerçevede kıyı ve deniz izleme çalışmalarının entegre bir şekilde düzenli
               olarak yapılmasına yönelik girişimler ivme kazanmış ve 2000’li yıllarda havza yönetimlerine ve
               izlemelere bütüncül yaklaşım getiren AB Su Çerçeve Direktifi (SÇD) ve Avrupa deniz sularının
               2020’ye kadar “İyi Çevresel Durum”a getirilmesini hedefleyen AB Deniz Stratejisi Çerçeve Direk-
               tifi (DSÇD) ile ekosistem tabanlı yönetim yaklaşımı ve bütüncül izleme yaklaşımı getirilmiştir.
               Ülkemizde 1990’lı yıllarda başlanan izleme çalışmaları bu doğrultuda 2011 yılında bütünleşik ve
               ekosistem odaklı bir yaklaşımla birleştirilmiş ve “Denizlerde Bütünleşik Kirlilik İzleme Programı
               (DEN-İZ)” adı altında yürütülmeye başlanmıştır. Ulusal deniz izleme programında; AB Su Çerçeve
               (2000/60/EC) ve Deniz Stratejisi Çerçeve Direktiflerinin (2008/56/EC) stratejileri benimsenerek
               deniz izleme çalışmaları bütünleşik ve ekosistem odaklı bir yaklaşıma ulaşmıştır. SÇD ve DSÇD ile
               geliştirilerek tasarlanan programda izlemeler ve değerlendirmeler belirlenen kıyı su kütlelerinde
               ve deniz değerlendirme alanlarında yapılmaktadır. 2014 yılından beri üçer yıllık periyotlarla dü-
               zenli olarak veri kesintisi olmadan devam etmektedir.

               ÇŞİDB ÇED, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü ve TÜBİTAK-MAM işbirliği ile 2014 yılından bu yana
               düzenli olarak sürdürülen “Denizlerde Bütünleşik Kirlilik İzleme Programı (DEN-İZ)” ile tüm de-
               nizlerimizde meydana gelen kirlilik; ulusal mevzuatımız, Barselona ve Bükreş Sözleşmeleri ve AB
               direktifleri çerçevesinde, alınacak tedbir, politika ve stratejilere altlık oluşturulmakta ve alınan
               önlemlerin etkinliğinin değerlendirilmesi yapılmaktadır. Üçer yıllık olarak yürütülen programın
               2023-2025 dönemi çalışmaları başlamıştır.

               Mevcut durumda DEN-İZ Programı çerçevesinde 85 kıyı su kütlesi (23’ü Marmara Denizi, 17’si
               Karadeniz, 24’ü Ege Denizi ve 21’i Akdeniz) ile 15 Deniz Değerlendirme Alanı (3’ü Marmara Denizi,
               5’i Karadeniz, 3’ü Ege Denizi ve 4’ü Akdeniz) kapsamında Karadeniz’de 97 istasyon, Marmara De-
               nizi’nde 150 istasyon (Marmara Denizi Bütünleşik Modelleme Sistemi (MARMOD) Projesi ile), Ege
               Denizi’nde 96 istasyon, Akdeniz’de ise 82 istasyon olmak üzere; toplamda tüm denizlerimizde
               425 istasyonda izleme ve değerlendirme çalışmaları yapılmaktadır. İzlemeler Karadeniz, Akdeniz
               ve Ege Denizi’nde, yaz ve kış olmak üzere yılda 2 dönem, Marmara Denizi ilkbahar, yaz ve kış ol-
               mak üzere yılda 3 dönem  yapılmaktadır.

               DEN-İZ Programı izleme kapsamı açısından biyolojik çeşitlilik izleme, fizikokimyasal ve besin
               elementleri, radyoaktivite izlenmesi, sedimanda ve biyota kirleticilerin izlenmesi, su altı gürül-
               tüsünün izlenmesi, iklim değişikliği etkilerinin izlenmesi, deniz memelilerinin izlenmesi, deniz
               çöplerin izlenmesi ve değerlendirilmesi gibi çok çeşitli bileşenleri içermektedir.

               Deniz izleme verileri UNEP/MAP Sekretaryasına, Karadeniz Komisyonu Sekreteryasına, TÜİK ve
               ulusal kurumlara rapor edilmektedir. Üçer yıllık program sonunda ise Özet raporlar ve Sempoz-
               yum gibi araçlarla; bilgiler ve değerlendirmelerin kamuoyu ile paylaşılması sağlanmaktadır.
               Yeni dönemde Program DSÇD ve Akdeniz Entegre Kirlilik İzleme Programı (IMAP) ile uyumlu ola-
               bilmesi amacıyla DSÇD İyi Çevresel Durum (İÇD) tanımlayıcılarına göre oluşturulmuş, yeni bile-
               şenler eklenmiştir.



           174
   170   171   172   173   174   175   176   177   178   179   180