Page 158 - 7.turkiye_cevre_durum_raporu-20251219134410
P. 158
C. SU VE
ATIK SU YÖNETİMİ
Dünya nüfusunun önemli bir bölümü temiz su kaynaklarına ulaşmada sorun yaşamakta olup, ye-
terli sağlıklı suya sahip değildir. Su talebi her geçen gün artmakta ve ulaşılabilir tatlı su kaynakları
ise kirlenme sebebiyle gün geçtikçe azalmaktadır. Kısıtlı su kaynaklarının kirlenmesi ve suya olan
ihtiyacın artması neticesinde sürdürülebilirlik ve doğal kaynakların kontrollü kullanımı, özellikle
son yirmi yılda, tüm dünyada önem kazanmış ve alternatif su kaynakları üstündeki çalışmalar
artmıştır. Gelişen teknolojinin bu süreçte ivme kazandırıcı olumlu etkileri olmuş, güvenli bir şe-
kilde atıksu geri kazanımının sağlanabilmesiyle uygulamalar yaygınlaşmıştır.
C.1. Türkiye’nin Su Kaynakları ve Potansiyeli
Türkiye su zengini bir ülke değildir. Kişi başına düşen yıllık su miktarına göre ülkemiz su azlığı
yaşayan bir ülke konumundadır. DSİ’nin su potansiyeli hesaplarına göre Türkiye kişi başına yıllık
1.652 m su potansiyeline sahiptir. Öngörülere göre, Türkiye nüfusunun 2030 yılında 87,9 milyona
3
ulaşacağı, bu doğrultuda su kullanımının artacağından hareketle su potansiyelinin kişi başına
yıllık olarak azalma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Bu nedenle, Ülkemiz su sıkıntısı yaşayan ülkeler
arasında yer alacak ve kaynaklarını çok daha etkin kullanmayı amaçlayan politikalar izlemek du-
rumunda olacaktır.
C.1.1. Yüzeysel Sular
Türkiye, hidrolojik özellikleri doğrultusunda 25 havzaya ayrılmıştır. Havzalarda ortalama toplam
3
yıllık akış 2022 yılı için 178,70 km ’tür. Türkiye potansiyelinin yüzde 28,4’üne sahip olan Fırat ve
Dicle Havzası gerek yüzölçümü gerek sahip olduğu su potansiyeli ile en büyük havzadır ve ülke
sınırlarını aşmaktadır. Diğer sınıraşan havzalar ise, kuzeyden güneye doğru Çoruh Nehri Havzası,
Aras Nehri Havzası, Asi Nehri Havzası ve batıda Meriç Nehri Havzasıdır. Söz konusu havzalar sını-
raşan özellikleri dolayısıyla Türkiye’nin uluslararası ilişkilerinde de önemli bir yere sahiptir.
157

