Page 9 - Çevre Şehir ve İklim Dergisi - Özel Sayı
P. 9

ormanlarımız, tarım alanlarımız bu sorundan en çok etkilenen doğal kaynaklarımızdır.
              Türkiye Çölleşme Hassasiyet Haritasına göre; arazilerimizin %18'i zayıf, %50,9'u orta
              ve %22,5'i yüksek çölleşme hassasiyet grubu içerisinde yer almaktadır.
                Çevre  sorunlarının  dünyada  gündem  haline  gelmesinde  bir  dönüm  noktası
              olarak kabul edilen 1992 Birlemiş Milletler (BM) Rio Zirvesinde, etkileri günümüze
              kadar uzanan üç önemli gelişme yaşanmıştır. Konferans sırasında imzaya açılan
              İklim  Değişikliği  Çerçeve  Sözleşmesi  ile  Biyolojik  Çeşitlilik  Sözleşmesi’nden
              sonra Çölleşme ile Mücadele Sözleşmesi 1994 yılında imzaya açılmıştır. 1996'da
              yürürlüğe  giren  Sözleşmeye,  Türkiye  1998  yılında  taraf  olmuştur.  Bu  yıl  İklim
              Değişikliği  Çerçeve  Sözleşmesi’nin  yürürlüğe  girişinin  30.  yılını,  Çölleşme  ile
              Mücadele Sözleşmesi’nin 28. yılını geride bırakıyoruz.
                İklim  değişikliği  ile  mücadele  konusunda  önemli  bir  platform  olan,  ilk  kez
              1995 yılında Berlin’de toplanan ve her yıl dünyanın farklı ülkelerinde düzenlenen
              Conference  of  the  Parties/Taraflar  Konferansı  (COP)  iklim  toplantılarının  29
              uncusu  (COP29)  2024  yılının  Kasım  ayında  dost  ve  kardeş  ülke  Azerbaycan’ın
              başkenti Bakü’de gerçekleştirildi. Türkiye'nin 2053 Uzun Dönemli İklim Stratejisini
              bu  konferansta  paylaştık.  Aynı  şekilde  2001'den  bu  yana  2  yılda  bir  toplanan
              Çölleşme ile Mücadele Sözleşmesi Taraflar Konferansına (COP) ülke olarak 2015
              yılında düzenlenen COP12’ye ev sahipliği yaptık. 2024 yılının Aralık ayında Taraflar
              bu  kez  Suudi  Arabistan’ın  başkenti  Riyad’da  COP16  için  bir  araya  gelecek  ve
              gezegenimizin geleceği hakkında önemli kararlar alacaktır. Çevre, Şehircilik ve
              İklim  Değişikliği  Bakanlığı  olarak  bütün  paydaşlarımızla  birlikte  bu  toplantıda
              Türkiye’yi en güçlü şekilde temsil etmiş olacağız.
                Geçen süre zarfında gerek iklim değişikliği gerekse de çölleşme ve kuraklık ile
              mücadele konusunda önemli çalışmalar gerçekleştirdik ve çalışmalarımızı istikrarlı
              bir  biçimde  sürdürüyoruz.  Cumhurbaşkanımız  Sayın  Recep  Tayyip  Erdoğan’ın
              açıkladığı,  2053  Net  Sıfır  Emisyon  ve  Yeşil  Kalkınma  Hedefleri  doğrultusunda
              iklim değişikliği ile mücadele ve uyum konuları başta olmak üzere birçok alanda
              önemli  düzenlemeler  gerçekleştirdik.  Çünkü  Türkiye’yi  değişen  ve  dönüşen
              dünyanın  değiştirici  ve  dönüştürücü  gücü  olarak  görüyoruz.  Bir  yandan  kendi
              önceliklerimize odaklanıyor diğer yandan da uluslararası yükümlülüklerimizi yerine
              getiriyoruz.  Paris  İklim  Anlaşmasını  ülkemizin  özgün  konumunu  koruyarak  ve
              hakkaniyet ilkesini gözeterek onayladık. Ulusal Katkı Beyanımızda artıştan, azaltım
              oranımızı 2030 yılı için yüzde 21’den yüzde 41’e çıkardık. Avrupa Yeşil Mutabakat
              Eylem  Planı  doğrultusunda  hazırlamış  olduğumuz  Eylem  Planı  ile  her  alanda
              uyum politikalarını sürdürüyoruz. 2024-2030 dönemini kapsayan İklim Değişikliği
              Azaltım Stratejisi ve Eylem Planının ardından 2053 Uzun Dönemli İklim Stratejisi
              yol haritasını da belirledik. Yol haritamızda sera gazı salımına sebep olan enerji,
              sanayi, tarım, ulaştırma, atık, binalar, arazi kullanımı ve arazi kullanım değişikliği
              ile ormancılık sektörlerinin yanında iklim değişikliğine uyum konularını bütüncül
              bir yaklaşımla ele alıyoruz. Bu kapsamda sanayi sektöründe, Düşük Karbonlu Yol


              VIII  Çevre, Şehir ve İklim Dergisi
   4   5   6   7   8   9   10   11   12   13   14