Page 10 - Çevre Şehir ve İklim Dergisi - Özel Sayı
P. 10

Haritalarımızla 2053 yılına kadar alüminyum sektöründe yüzde 75, çelik sektöründe
            yüzde 99, çimento sektöründe yüzde 93 emisyon azaltımı sağlamanın yanı sıra
            gübre  sektöründe  ise  sıfır  emisyona  ulaşmayı  hedefliyoruz.  Emisyon  Ticaret
            Sistemi ve Ulusal Yeşil Taksonomi’ye ilişkin düzenlemeleri gerçekleştirerek yeşil
            kalkınma devriminin gerektirdiği yapısal dönüşümü hızlandıracak ve iklim dostu
            yatırımlar için finansman mekanizmaları ve hibe programları geliştirmeye devam
            edeceğiz. İklim değişikliği ile mücadelede önemli bir yeri olan millet bahçeleri
            ve  ekolojik  koridorlarımız  gibi  yutak  alanlarımız  dışında  yeni  projelerle  yutak
            alanlarımızı genişleteceğiz.
               Dünyaya  örnek  olan,  iklim  diplomasisinde  çığır  açan  ve  Emine  Erdoğan
            Hanımefendinin  himayelerinde  yürüttüğümüz  Sıfır  Atık  Projesini  başarıyla
            uyguluyor,  yerelden  küresele  doğru  yaygınlaştırıyoruz.  Elde  etmiş  olduğumuz
            ekonomik kazanımlarla birlikte toplumsal farkındalık çalışmalarını yürütüyor, büyük
            bir zihniyet dönüşümünü gerçekleştiriyoruz. Hayata geçirdiğimiz Ulusal Depozito
            Yönetim Sistemi sayesinde 2035 yılında ülkemizdeki geri kazanım oranını yüzde
            60’a  yükseltmeyi  hedefliyoruz.  2018  yılında  yüzde  1,2  olan  arıtılmış  atık  suların
            yeniden kullanım oranını yüzde 5,5’e çıkardık, 2030 yılında ise yüzde 15’e çıkarmayı
            hedefliyoruz. Sanayide Yeşil Dönüşüm Belgesi ile enerji sektörünü destekleyici
            mekanizmaları geliştiriyoruz. Yine bu kapsamda enerji sektöründe yenilenebilir
            enerjinin payını 2035’te yüzde 65’e çıkarmayı hedefliyoruz.
               Son 22 yılda sosyal konut ve kentsel dönüşüm çalışmalarıyla ürettiğimiz 3,3
            milyon  konutumuzu  çevreye  saygılı,  sıfır  atık  uyumlu  olacak  şekilde  inşa  ettik.
            Deprem bölgesinde 452 bin yeni konut ve işyerimizi iklim değişikliğine uyumlu
            şekilde inşa etmeye devam ediyoruz.
               Çölleşme ve erozyonla mücadele konusunda da güçlü bir irade ve kararlı bir
            politika  izlemekteyiz.  Bunun  için  2024-2030  dönemini  kapsayan  yeni  Çölleşme
            ile  Mücadele  Ulusal  Stratejisi  ve  Eylem  Planımızı  hazırladık.  Türkiye  olarak
            ağaçlandırma, erozyon kontrolü, bozuk orman alanlarının rehabilitasyonu, mera
            ıslahı gibi iyileştirme çalışmaları sonucunda, erozyonla taşınan toprak miktarını
            yıllık 130 milyon tona düşürdük. Bu rakam daha önce yıllık 500 milyon ton civarında
            idi. Dünyada en fazla ağaçlandırma yapan ülkeler arasında yer alan Türkiye’de yine
            2024 yılı sonuna kadar sadece orman dışı alanlarda olmak üzere Kırşehir, Çankırı,
            Kayseri, Ankara, Konya, Kastamonu, Kahramanmaraş ve Burdur illerinde toplam
            272 hektar alanda 331.000 fidanı daha toprakla buluşturacağız.
               İklim  değişikliği  ve  çölleşme  birbirini  etkilediği  için  mücadele  ve  uyum
            politikalarını da birlikte yürütmek durumundayız. Bu nedenle karbon odaklı yutak
            alanların oluşturulması hem iklim kriziyle hem de çölleşme ve kuraklıkla mücadelede
            önemli bir işleve sahiptir. Karbon Odaklı Yutak Alanların Oluşturulması ve Karbon
            Nötr Şehirler projemizi bu amaçla geliştirdik. Arazi Tahribatının Dengelenmesi





                                                                               IX
                                                                      Özel Sayı / 2024
   5   6   7   8   9   10   11   12   13   14   15