Page 331 - 7.turkiye_cevre_durum_raporu-20251219134410
P. 331

Minamata Sözleşmesi

               Cıva kaynaklı çevre kirliliğinin küresel ölçekte önlenebilmesine ilişkin çabalara katkı sağlanması
               amacıyla Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) liderliğinde “Cıvaya ilişkin Minamata Sözleş-
               mesi” hazırlanmıştır.

               Minamata Sözleşmesi, cıva kullanılan, salınan ya da yayılan ürünler, prosesler ve endüstriler ve
               bunların cıva içeren atıkları için bazı kontrol ve azaltım tedbirlerini içermektedir. Sözleşme kap-
               samında, ülkelerin cıva içeren bazı ürünlerin üretim, ithalat ve ihracatını yasaklamaları ve bun-
               lara ilişkin atıklarını etkin bir şekilde bertaraf etmeleri, kullanılan cıva miktarını ve salınımlarını
               azaltmaya yönelik stratejiler oluşturmaları ve büyük endüstriyel tesislerden kaynaklanan emis-
               yonları ve salımları azaltmak için belirli zamanlar dâhilinde yeni açılacak tesislerde Mevcut En İyi
               Teknolojileri kullanmaları ve mevcut tesisler için ise belirli bir plan çerçevesinde emisyonlarını
               azaltmaları zorunlu hale getirilmiştir.

               Türkiye, 2014 yılında Minamata Sözleşmesi’ni imzalamış ve 4 Ekim 2022 tarihinde onay belgesini
               başarıyla teslim ederek, Cıvaya ilişkin Minamata Sözleşmesi’nin 138. Taraf Ülkesi olmuştur.

               Minamata Sözleşmesi’nin ulusal düzeyde uygulanmasına yönelik Cıva Yönetmeliği Taslağı hazır-
               lık çalışmaları devam etmektedir. Türkiye 1980’li yıllardan bu yana ulusal düzeyde Cıva Yönetimi
               konusunda adımlar atmaktadır.




               Paris Anlaşması

               Paris Anlaşması, temel olarak Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’ne dayan-
               makta olup Kyoto Protokolü’nün sona erme tarihi olan 2020 sonrası iklim değişikliği rejimini
               düzenlemeyi amaçlamaktadır.


               Paris Anlaşması; 2020 sonrası süreçte, iklim değişikliği tehlikesine karşı küresel sosyoekonomik
               dayanıklılığın güçlendirilmesini hedeflemektedir. Anlaşmanın uzun dönemli hedefi, endüstriyel-
               leşme öncesi döneme kıyasla küresel sıcaklık artışının 2°C’nin olabildiğince altında (mümkünse
               1.5 °C seviyesinde) tutulmasıdır. Bu hedefe; fosil yakıt (petrol, kömür) kullanımının tedricen azal-
               tılarak ve yenilenebilir enerjiye yönelim sağlanarak ulaşılması gerekmektedir.

               “Paris  Anlaşmasının  Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”, 7 Ekim  2021  tarih  ve
               31621 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Paris Anlaşması’na ilişkin Onay Belgesi ve Ulusal Be-
               yanımız ise 11 Ekim 2021 tarihinde Anlaşma Depoziteri olan Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’ne
               tevdii edilmiştir. Türkiye, Paris Anlaşması’nı 2016 yılında imzalamıştır.




               Barselona Sözleşmesi

               Birleşmiş Milletler (BM) Çevre Programı’nın (UNEP) 1974 yılında kurduğu “Bölgesel Denizler Prog-
               ramı” kapsamında  Akdeniz’in korunmasının öncelikli  hedefleri  arasına dâhil edilmesi  kararı,
               Akdeniz’e kıyıdaş ülkelerin ve AB’nin katılımıyla,  Akdeniz Eylem Planı’nın  (MAP)  1975 yılında
               oluşturulmasıyla  sonuçlanmıştır. MAP çerçevesinde  yürütülecek faaliyetlerin  hukuki  temelini




          330
   326   327   328   329   330   331   332   333   334   335   336