Page 139 - 7.turkiye_cevre_durum_raporu-20251219134410
P. 139

y  “İncirin Fenolojisi ve Meyve Kalitesi  Üzerine İklimsel Faktörlerin Etkilerinin Araştırılması”
                   (2015-2022),

                  y  “Bağcılıkta Meyve Verim ve Kalitesi Üzerine İklimsel Faktörlerin Etkisinin Araştırılması: Ma-
                   nisa Bölgesi (2021-2025),
                  y  “İklim Değişikliğinin, Sulanan Bitkilerin Bitki Su Tüketimi Üzerindeki Etkilerinin Belirlenmesi:
                   Aşağı Gediz Havzası Örneği (2021-2022)”,

                  y  “İklim Değişikliğinin Bazı Önemli Tarım Ürünleri Uygunluk Alanları Üzerine Etkilerinin Belir-
                   lenmesi Ülkesel Proje (2020-2022),
                  y  “Tarımsal Üretimde İklim Değişikliğine Dayanıklılığın Belirlenmesi Ülkesel Projesi” (2020-
                   2022)

                  y  “Bazı Ürünlerde İklim Değişkenleri ile Hasar Tespitlerinin İlişkilendirilmesi ve Risk Haritaları-
                   nın Oluşturulması Projesi” (2019-2021).




               B.3. Küresel İklim Modelleri ve İklim Değişikliği Projeksiyonları


               Küresel iklim modelleme çalışmalarının çözünürlük olarak yeterli olmaması nedeniyle bölgeler
               veya ülkeler bazında ölçek küçültme çalışmaları yapılarak daha yüksek çözünürlüklü ve daha
               detaylı çalışmalar yapılmaktadır. Bu kapsamda, Ülkemizde kurumsal olarak ilk kez Meteoroloji
               Genel Müdürlüğü (MGM) tarafından iklim değişikliği projeksiyonları üretilmiştir. Sonuçlar 2018
               yılında hazırlanan 7. İklim Değişikliği Ulusal Bildirimi ve OECD Türkiye Raporunda yer almıştır.

               Küresel  iklim modeli ile üretilen iklim değişikliği verileri, başta kamu kurum ve kuruluşları olmak
               üzere üniversiteler ve özel sektör ile paylaşılmaktadır. Bu veriler iklim değişikliği ve uyum çalış-
               malarında ile bilimsel araştırmalarda kullanılmaktadır.

               Türkiye için yapılan iklim değişikliği projeksiyon çalışmaları sonuçlarına göre, Türkiye’de yıllık or-
               talama sıcaklık artışının; 2016-2040 dönemi için 1,0 °C – 2,0 °C arasında; 2041–2070 dönemi
               için 1,5 °C – 4,0 °C arasında ve son olarak 2071-2099 dönemi için 1,5 °C – 5,0 °C aralığında olması
               öngörülmektedir. Bazı senaryolarda 2071–2099 dönemi için sıcaklık artışının kış mevsiminde 3,0
               °C ve yaz mevsiminde 8,0 °C’ye ulaşması da öngörülmektedir.

               Yağışlarda; kış mevsimi için ülke genelinde yağış miktarında artışlar, ilkbahar mevsiminde tüm
               dönemlerde ülkenin sahil ve kuzeydoğu kesimleri haricinde yağış miktarında azalışlar, yaz mev-
               siminde ülkenin batı sahilleri ve kuzeydoğu bölümleri haricinde yağış miktarında azalışlar ve
               sonbahar mevsiminde genel olarak yağış miktarında bir azalma öngörülmektedir. Projeksiyon
               çalışması sonuçlarına göre her ne kadar projeksiyon dönemi boyunca (2016-2099) yağış mik-
               tarında düzenli bir artış ve azalış eğilimi dikkat çekmese de, yağış rejiminin düzensizliği göze
               çarpmaktadır (MGM- TRCC-2015; ÇŞB 7UB, 2018).

               İklim değişikliği bağlamında, yeni iklim şartlarında Türkiye nehir havzalarında ciddi risklerin oluş-
               ması öngörülmektedir. Bunlardan bir tanesi, özellikle Fırat-Dicle havzası olmak üzere, Anado-
               lu’nun iç kesimleri ve güneyindeki havzalarda yağış miktarındaki azalıştır. İkincisi ise artan sıcak-
               lıkların yağış cinsi değişikliklerine neden olması ve kış mevsimindeki kar yağışlarının yağmura
               dönüşmesidir. Kar yıl boyunca su sağlayan önemli bir kaynaktır. Ayrıca artan sıcaklıklar karın ba-
               harda erken erimesine de neden olacaktır. Üçüncü sorun ise, özellikle yaz mevsiminde ve Ana-


           138
   134   135   136   137   138   139   140   141   142   143   144